ÖNEMLİ UYARI : (IP KONTROLLÜ ÜYELİK GÜVENLİĞİ)

Giriş yaptığınız üyelik bireysel olarak sadece 1 (bir) kişilik kullanıcının kullanımı içindir. Üyeliklerimiz kurumsal değil kişiseldir. Giriş yapıldıktan sonra aynı kullanıcı adı ve şifre ile başka bir IP numaralı kullanıcı girişi yapılırsa üyeliğiniz otomatik olarak BLOKE olur. Lütfen şifrenizi paylaşmayınız. Üyeliğinizi giriş yaptıktan sonra “GÜVENLİ ÇIKIŞ” yaparak başka bir yerde, başka bir bilgisayarda kullanmanızda sakınca yoktur. Şifrenizi ailenizden biri kullansa dahi sistem aynı anda birden fazla giriş yapılmasına izin vermeyecektir.

Eğer bu üyelik size ait değilse lütfen “GÜVENLİ ÇIKIŞ” yapınız. Aksi taktirde şifresini sizinle paylaşan gerçek üyenin üyeliği BLOKE olacaktır.


Okudum ve Kabul Ediyorum

Hesap Sahibinin Zarar Görmemesi İçin Çıkış Yapmak İstiyorum

Yardım Merkezi
 

› MİNYATÜR NEDİR
Kaynakça()  Resim-Sekil()  Tablo()     7 Sayfa  [ Geri Dön ]

Dökümanı İndirebilmek İçin Üye Girişi YapınızHenüz Üye Değilseniz Buraya Tıklayıp Üye Olabilirsiniz
Önemli NotSitedeki dosyalar üye olmak için öğrencilerin gönderdiği dosyalardan oluşmaktadır. Eğitim ve öğretim amaçlıdır. Bu dosyaların tümünün editörden gözden geçirilmesi yoğun bir emek gerektiğinden, gözden kaçmış olanlar olabilir. Ayrıca bir üyemiz tarafından gönderilen bir dosyanın telif hakkına tabi olup olmadığını her durumda tespit edemeyebiliriz. Böyle bir durumu fark etmeniz halinde lütfen yardım bölümümüzden bize durumu bildirin. Siteden kaldırılması için dosya numarasını mesajınıza ekleyiniz. İlgili dosya 48 saat içerisinde derhal siteden kaldırılır.. Telif haklarına gösterilen özen konusunda bize yardımcı olduğunuz için teşekkür ederiz..
Dosya No : 17953 - Dosyanın Siteden Kaldırılması İçin Buraya Tıklayınız

İçerik MİNYATÜR NEDİR

Ortaçağ Avrupa’sında el yazması kitapların bölüm başlarındaki ilk harfler “minium” denilen maden kırmızısı (sülüğen) ile boyanıp süslenirdi. Daha sonraları kitapları süslemek için yapılan resimlere de bu ad verilmiştir. Minyatür kelimesinin Türkçe’de, Arapça’da ve Farsça’da bir karşılığı yoktur. Türk dünyasında eskiden beri minyatüre nakış, nakış yapana da nakkaş denilmiştir.
Minyatür, hikaye, şiir ve tarihin canlı bir tercümesidir. Bir minyatüre bakıldığında, o eseri ortaya koymuş olan sanatkarın içinde yetiştiği cemiyetin ahlak ve adetlerini, o devir insanının giyiniş tarzını, tarihi hadiseleri günümüze kadar getirdiği görülür.
MİNYATÜR TEKNİĞİ
Minyatürün kendine has özellikleri vardır. Figürleri birbirini kapatmayacak şekilde dizmek, geriye kalan figürleri kağıdın üst tarafına çizmek, şahısların iriliğini önemlerine göre tespit etmek, manzara uzaklığı, renk ve boy nispeti yönünden belirtmemek, en ince teferruatı dahi işlemek, renkleri ışık-gölge tesiri aramadan sürmek, bu özelliklerin başlıcalarıdır.
Genellikle toprak boyalar kullanılmış, akar sular gümüş suyu ile yapılmıştır. Pamuktan yapılmış ve Hint kağıdı denilen kağıt ile parşömen denilen ipekli kağıttan başka aharlı kağıt da kullanılmıştır. Minyatürde yapılacak konu önce eskiz olarak bir kağıt üzerine çizilir. Desen önce ince birça ile “uhra” denilen kiremit rengi bir boya ile çizilir. Daha sonra istenilen renkler, altın ve gümüş ile boyanır, tahrirlenir ve süslenir.
UYGUR MİNYATÜR SANATI
Eski Türk sanatının mümessilleri Uygur Türkleridir. Orta Asya’da köklü kültürü ile tarihte derin bir iz bırakmış olan Uygur Türkleri, güzel sanatlar, özellikle resim ve minyatür sanatı sahasında önemli bir yer işgal etmişlerdir.
Orta Asya’da yapılan kazı ve araştırmalar, Uygur-Türk şehirlerinde bulunmuş fresk, resim ve minyatürlü kitaplar, M.S. VIII. –IX. yüzyıllar arası bu sanatların Uygur Türklerinde ne derece ilerlemiş olduğunu açıkça gösterir.
Mani ve Budizm dinlerinin salikleri Uygurlar, Mani’nin kitabını birçok nüsha olarak istinsah edip çoğaltmışlar, resimlemişlerdir. Budi’likle ilgili kitapları da aynı şekilde resimleyen Uygur Türkleri, Buda mabet ve manastırlarının duvarlarını Buda’nın hayatına ait resimlerle süslemişlerdir.
Hoçu harabelerinde bulunan VII.-IX. yüzyıla ait Maniheist duvar ve tavan resimleri, minyatürleri, Türk resim ve minyatürünün günümüze kadar bilinen en eski örnekleridir. Türk dini resim geleneği Uygur Budist sanatıyla başlar.
SELÇUKLU MİNYATÜR SANATI
BAĞDAT EKOLÜ
Resimli kitap sanatı Batı Türkistan’da gelişmiş, Selçuklu Başbuğlarının emrinde çalışan Uygur yazıcıları tarafından İran bölgesine sokulmuş, Bağdat’a yayılarak, Avrupa’nın “Bağdat Çığırı” diye andıkları çığırı açmıştır. Selçuklular devrindeki minyatürlerin, egemenlikleri altında bulunan yerlerde, kendileri için yapılmış olduğu düşünülürse, Bağdat çığırına Selçuklu çığırının bir kolu olarak bakmak daha doğru olur. Selçuklular zamanında Rey ve Kâşân şehirlerinde yapılmış olan fayans işlerinin ve keramiklerin renkli figürleri, özellikleri bakımından bu minyatürler Bağdat’a değil, buralara bağlanır.
Bağdat’ta resimlenmiş olan yazmalar arasında, Yunanca’dan Arapça’ya çevrilen Dioskardes’in Kitabü’l Haşayiş (Materia Medica) ile İbnü’l Mukaffa tarafından Arapça’ya çevrilen Hint’li Beydeba’nın Kelile ve Dimne’sini, bir de Hariri’nin Makamat’ını saymak gerekir.
Irak Selçuklulardan kalma minyatürlü tek bir yazma bilinmektedir. Prof. Ahmet Ateş’in bulduğu “Varka ve Gülşah” adını taşıyan bu yazma, bugün Topkapı Sarayı kitaplığındadır. Varka ve Gülşah, Halife Osman (644-656) ve ilk Emevi halifesi Muaviye (661-680) zamanlarında yaşamış olan Arap şairi Urwah bin Hizam al-Udhri’nin talihsiz hayatından esinlenerek yazılmıştır. Uzun süre unutulmuş olan bu aşk serüveni ile İran şairi Ayyuki, manzum bir eser meydana getirmiş ve Sultan Gazneli Mahmud’a ithaf etmiştir.
Topkapı Müzesi’ndeki Varka ve Gülşah nüshası Farsça’dır ve içinde 71 minyatür vardır. Bu minyatürlerin Hoy’u nakkaş Abd’ül Mümin bin M