ÖNEMLİ UYARI : (IP KONTROLLÜ ÜYELİK GÜVENLİĞİ)

Giriş yaptığınız üyelik bireysel olarak sadece 1 (bir) kişilik kullanıcının kullanımı içindir. Üyeliklerimiz kurumsal değil kişiseldir. Giriş yapıldıktan sonra aynı kullanıcı adı ve şifre ile başka bir IP numaralı kullanıcı girişi yapılırsa üyeliğiniz otomatik olarak BLOKE olur. Lütfen şifrenizi paylaşmayınız. Üyeliğinizi giriş yaptıktan sonra “GÜVENLİ ÇIKIŞ” yaparak başka bir yerde, başka bir bilgisayarda kullanmanızda sakınca yoktur. Şifrenizi ailenizden biri kullansa dahi sistem aynı anda birden fazla giriş yapılmasına izin vermeyecektir.

Eğer bu üyelik size ait değilse lütfen “GÜVENLİ ÇIKIŞ” yapınız. Aksi taktirde şifresini sizinle paylaşan gerçek üyenin üyeliği BLOKE olacaktır.


Okudum ve Kabul Ediyorum

Hesap Sahibinin Zarar Görmemesi İçin Çıkış Yapmak İstiyorum

Yardım Merkezi
 

› ÇOCUK ESİRGEME KURUMUNDA YETİŞMEKTE OLAN ÇOCUKLARIN TOPLUMSALLAŞMA PROBLEMİ
Kaynakça()  Resim-Sekil()  Tablo()     10 Sayfa  [ Geri Dön ]

Dökümanı İndirebilmek İçin Üye Girişi YapınızHenüz Üye Değilseniz Buraya Tıklayıp Üye Olabilirsiniz
Önemli NotSitedeki dosyalar üye olmak için öğrencilerin gönderdiği dosyalardan oluşmaktadır. Eğitim ve öğretim amaçlıdır. Bu dosyaların tümünün editörden gözden geçirilmesi yoğun bir emek gerektiğinden, gözden kaçmış olanlar olabilir. Ayrıca bir üyemiz tarafından gönderilen bir dosyanın telif hakkına tabi olup olmadığını her durumda tespit edemeyebiliriz. Böyle bir durumu fark etmeniz halinde lütfen yardım bölümümüzden bize durumu bildirin. Siteden kaldırılması için dosya numarasını mesajınıza ekleyiniz. İlgili dosya 48 saat içerisinde derhal siteden kaldırılır.. Telif haklarına gösterilen özen konusunda bize yardımcı olduğunuz için teşekkür ederiz..
Dosya No : 177254 - Dosyanın Siteden Kaldırılması İçin Buraya Tıklayınız

İçerik  Çocuk Esirgeme kurumunda yetişmekte olan çocukların toplumsallaşma problemi.
ARAŞTIRMANIN PROBLEMİ
Yetiştirme yurdunda yetişmekte olan çocukların toplumsal bütünleşme problemi söz konusudur. Kurum bakımına alınarak çocuk yuvalarına ve yetiştirilen çocuklarımızda kuruluşta kaldıkları süre içinde kural bakım sistemi etkisiyle farklı bir kişilik oluşur. Onlar için toplumsal yaşam biçimi başlamıştır. Çocuklarda rastlanan sorunlar ise, gelişim; sosyal uyum, psiko-sosyal, ergenlik çağı sorunları ile derslerde başarısızlık ve devamsızlık, disiplinsizlik başlıkları ile toplayabiliriz.
Yetiştirme yurduna çocuk, ya çocuk yuvasından ya da ailesinden gelmektedir. Çocuk yuvasından gelen çocuklar yeterli sevgi ortamında büyümeden ve gelişim basamaklarını sağlıklı bir biçimde geçmeden yurda gelmektedir. Annesiz yaşayan çocuklar devamlı bir korku ve kaçış içinde yaşıyorlar. Bu çocuklarda 3 tür davranış bozukluğu görülebilir.
1- Düşmanca davranış geliştiriyor: Sevgiden yoksun büyüyen çocuk her fırsatta arkadaşlarını dövüyor, itiyor.
2- Provakasyon yapıyor: bu çocuklar devamlı olarak çevrelerinde düşmanca davranışın kendilerine gelmesini sağlıyorlar.
3- Sosyal uyuşmazlık gösteriyorlar; sevgiden yoksun büyüyen çocuklar sağlıklı ilişki kuramıyorlar. Başkalarına karşı ilgisiz kalıyorlar. İlgi duyulsa bile yüzeysel olmaktadır.
Bir çocuk yaşam boyunca taşıyacağı kişilik özelliklerini ilk bebeklik yıllarında çevre ilişkileriyle tanıyıp, öğrenir ve geliştirir. Bu davranış bozuklukları ergenlik çağında bilinçli davranışlarla değiştirilemezse hastalıklı olarak kalmaya mahkûmdur. Sevgisizlik sonucu ortaya çıkan düşmanca davranış herkesten önce gencin kendisine zarar verir. Eğer bu düşmanca davranış çevreye yönelirse toplumla ilişki bozulur ve ceza alır. Böyle bir duruma düşen genç mutsuzdur, yalnızdır. Mutsuzluk ve yalnızlık genci kendi yaşamına kıymaya kadar götürebilir.
Çocuğu ve genci daha doğrusu insanı sevmeyen kişiler sosyal hizmet kuruluşlarında istihdam edilmemelidir. Çocuğu sevip anladığımız ölçüde ona yardım edebiliriz. Bu tür kurumlarda çalışan ve çocukların bakımıyla uğraşan kişilerin, çocuk gelişimi konusunda çok duyarlı olmaları gerekir.
Sosyal ve ekonomik göstergelerden çıkarılabileceği gibi, kente güçle gelmiş, kentsel bütünleşmesini sağlayamamış, eğitim, sağlık gibi haklardan yeterince yararlanamayan, kentsel yaşamın gereklerini karşılayabilecek becerileri olmayan, kültürel değerleri farklı grupların kentlere yığılması, beraberinde birçok sorunu gündeme getirmektedir. Ailelerin çocuklar üzerinde kontrollerini azaltmakta ve çocukların sokakla tanışmalarına zemin hazırlamaktadır.
ARAŞTIRMANIN AMACI
Çocukların kendilerini fiziksel, ruhsal, zihinsel, duygusal ve sosyal yönden tanımlamalarına, kendi kendisi ve çevresi ile uyum içinde olmaları için gerekli tutum ve becerileri kazanmalarını sağlamak. Boş zamanlarını en iyi şekilde değerlendirme alışkanlığı kazanmalarını, doğru karar vermelerini ve meslek seçimi yapmalarını, başarılı olmalarını, sağlam karakterli, sağlıklı, Atatürk ilke inkılâplarına bağlı, topluma yararlı gençler olarak yetişmelerini sağlamak. Onlara, bunun için gerekli ortamı hazırlamak ve yurttan ayrılan çocukların topluma uyumuna destek olmak gibi amaçlar edinilmiştir. Dolayısıyla belirlenen bu amaçlar doğrultusunda, çocuklara yardım etmenin birinci hoşluğu onları tanımaktır.
Bir çocuğun yeteneklerinin açığa çıkarılmasında, kendini ifade etmesinde, kendine güven duymasının kazandırılmasında, olumlu davranış ve kişilik geliştirilmesinde, kısaca sağlıklı kimlik edinebilmesinde sporun ve sanat dallarının yararlı olduğundan hareketle çocuk yuvalarında ve yetiştirme yurtlarında beden eğitimi, resim, iş ve teknik, müzik öğretmenleri tahsis edilmelidir. bu çocuklarımız topluma ait olmalarının yanında kariyer ve prestij sahibi oldukları bilinmektedir. Bu nedenle kuruluşlarımızdaki personel yeniden tanımlanmalı ve yeniden kadro tahsisi yapılmalıdır. Şu anda Milli Eğitim Bakanlığında görev almayan çok sayıda beden eğitimi, müzik ve resim öğretmenleri bulunmaktadır. Bu meslek elemanlarından hizmet alınmalı ve kuruluşlarımızda istihdam edilmelidir. Kurum bakımı altındaki çocuklara aile ve ortamlarını tanıtıcı faaliyetten planlamalı ve uygulanmalıdır. Kurum bakımındaki çocuklar gönüllü ailelere misafir olarak verilmeli çocuğun ev ortamını ve aile ilişkilerini görmesine, tanımasına kendine bir aile modeli seçmesine fırsat verilmelidir.
Topluma kazandırılacak her sağlıklı çocuk geleceğimizin güvencesidir.
Yurt